Reklam
Reklam
Kazım ERTEN

Kazım ERTEN


RÜYA!

11 Ekim 2021 - 13:10


İstanbul'da...
İstanbul'da gidilecek yerler, ziyaret edilecek kimseler var!
İstanbul Ziyaretçisi'ni yakın bir dostu ağırlıyor.
"Abi, İstanbul'da, araçla, normal şartlarda ziyaret programlarını gerçekleştirme imkanımız yok. Ben, yeraltından kestirme yollar biliyorum. Buyur buradan gidelim." diyor.
Yeraltı'na açılan bir kapının önüne geliniyor.
İstanbullu, "ayakkabılarımızı çıkarıp öyle gireceğiz bu kapıdan." diyor.
Ayakkabılar çıkarılarak kapıdan Yeraltı'na iniliyor!
Ziyaretçi gördüğü manzara karşısında şaşırıyor!
İstanbul'da mevcut büyük Camilerin neredeyse tamamı yeraltında da mevcut.
İnsanlar Camilerde, avlularda ibadet ediyor.
Ziyaretçinin dikkatini çeken bir husus daha var; İbadet edenler Türkiye ve Türkiye dışından, Kafkas Halklarından ve Uygur Türklerinden de ibadet edenler var.
Ziyaretçi, İstanbullu dostunun rehberliğinde, mabetleri, kalabalıkları, ibadet edenleri temaşa ederek yaya yol almaya devam ediyor.
Bir ara, yurtdışında Büyükelçilik yapan bir dostu ile karşılaşıyor. Onunla bir müddet sohbet ediyor ve tekrar yola devam ediyorlar.
İbadet edenlerden birisi, ziyaretçi ve rehbere kumaş ayakkabı veriyor giymeleri için.
Yol uzun olduğu için, temiz ayakkabılar giyiliyor ve yeraltının tamamı Mescid olan bir alanda böylece yola devam ediliyor.
Uzun bir yürüyüş sonrasında bir yerden geçerken, Gayrımüslimlere ait tabutlar ve cenazelerin olduğu bir nokta ziyaretçinin dikkatini çekiyor!
Bulunan mekan ilaçlanmış ve değişik kokular...
Oldukça bakımlı, lüks bir ortam, Cenaze hazırlıkları yapılıyor.
Buradan da hızlıca geçiyorlar.
Yeraltında yolun sonuna doğru geldiklerini, açık bir tünelden gelen ışıkla anlıyor ziyaretçi.
Ziyaretçi dostuna, "dışarıya ayakkabısız mı çıkacağız?" diye soruyor!
Dostu ziyaretçiye yeni, kaliteli bir çift ayakkabı veriyor ancak, ayakkabı çifti aynı model değil!
Ziyaretçi dostuna "bu ne demek oluyor?" diye soruyor!
Dostu, "elimizde başka ayakkabı yok. Hem artık böyle değişik giymek de moda, kafanı takma abi, önemli olan yalınayak kalmamamız." diyor!
Ayakkabılar giyiliyor ve çıkışa, ışığa doğru yürüyüş devam ederken,
Işığın ters istikametinde, yeraltında on metre büyüklüğünde bir kapı açılıyor.
Ziyaretçi Kapıdan içeriye bakıyor. İstanbul'un en büyük mabedinden de büyük bir camide ibadet tamamlanmış. Cemaat yerinde oturuyor.
Kapıdan tek başına Devletin Başkanı çıkıyor.
Ziyaretçi, Mabedin kapısının ve Çıkış Kapısının karşı karşıya bulunduğu orta alanda Devlet Büyüğü ile göz göze gelince, saygısızlık olmasın diye bekliyor ve onunla tokalaşıyor.
Ziyaretçi de, Devlet Büyüğü de burada karşılaşmış olmaları sebebiyle hayret ediyorlar.
Ziyaretçi'ye rehberlik eden dostu "abi bu da yolculuğun sürprizi olsun.!" diyor ve İstanbul'un altında gerçekleşen yolculuk tamamlanıyor!

YORUMLAR

  • 0 Yorum