Reklam
Reklam
Reklam

AK Partili Sürekli '18 yıldır attığımız her adım yerli ve milli'

İlçe programlarına hız kazandıran AK Parti İzmir İl Başkanı Kerem Ali Sürekli; Foça ve Aliağa’nın ardından Bergama, Dikili ve Kınık’taki yatırımları yerinde inceleyerek; sivil toplum kuruluşu temsilcileri ile bir araya geldi. Kaynak: AK Partili Sürekli '18 yıldır attığımız her adım yerli ve milli'

AK Partili Sürekli '18 yıldır attığımız her adım yerli ve milli'
25 Ocak 2021 - 11:39 - Güncelleme: 25 Ocak 2021 - 12:20
Reklam

Başkan Sürekli; Bergama Ziraat Odası’nı ziyaretinde İzmir tarım destek ve yatırımlarını değerlendirerek su ve tohum meselesine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.  Sürekli; “AK Parti’nin 18 yıldır attığı her ekonomik ve sosyal kalkınma adımı ‘yerli ve milli’dir. Ekonomimizin bel kemiği olan tarım alanında da vitrinlik değil, somut ve büyük adımlar attık. İzmir’de yerel idarenin de nihayet aynı kavramları dile getirmeye başlaması umut verici.” diye konuştu.

Konuşmasında yerli tohum üretimi ve ihracatına yönelik rakamlar veren Sürekli; “Sertifikalı yerli tohum üretimimiz 2002 yılında 145 bin ton iken, bugün 1 milyon 143 bin ton. İhracat oranımız yüzde 82 oranında; pazar büyüklüğü 10 kat arttı. Tohumdan, üretim teknolojilerine, yerel ürünlerin markalaşmasına kadar geniş bir yelpazede çiftçinin yanında, yerel üretimin arkasındayız. Hem de bugün değil; bir atımlık barutla değil; tam 18 yıldır aralıksız desteklerle, köklü yatırımlarla tarımı destekliyoruz.” İfadelerini kullandı.

 

İzmir’in her köşesine, ayrımsız destek…

Kınık, Dikili ve Bergama’da esnaf ve çiftçi temsilcileri ile bir araya gelerek görüş alışverişinde de bulunan AK Parti İzmir İl Başkanı Kerem Ali Sürekli’nin gündeminde bu ilçelerdeki yatırımlar da vardı. Sürekli yaptığı konuşmalarda şu sözlere yer verdi; “İzmir’in her köşesinde, her ilçesine ayrımsız destek ve hizmet götürüyoruz. Bergamalı çiftçilerimize 18 yılda 1,8 Milyar TL hibe desteği verdik. Genç çiftçilerimizin 58 projesine 1,7 Milyon; kırsal kalkınma kapsamında 38 projeye 16,1 hibe desteği sağladık. Toprağa alın terini akıtan çiftçi kardeşlerimizin de emekleriyle Bergama’nın tarımsal hasılası 4 kat artmış durumda. Dikili’de de aynı şekilde. İlçemizin tarımsal üretimine 355,5 Milyon TL hibe sağlarken, 33 tarım projesine 5 Milyon TL’nin üzerinde kaynak sağladık. Dikili-Çandarlı Barajı ile bölgeye soluk aldırdık, Yortanlı ve Çaltıkoru Barajları ile Kınık Ovası’nı suyla buluşturduk. Yatırımlarımız saymakla bitmez. Her vatandaşımıza, geçimi toprak olan çiftçimize, şehrimize hizmeti borç bilerek çalıştık.”

İlk ‘Yerel Tohum buluşması’ 2017’de İzmir’de yapıldı…

Genetik kaynakların korunması ve gelecek nesillere toprağı ve tohumu bozulmamış bir ülke bırakmak amacıyla başlatılan ‘Milli Tarım Projesi’ kapsamında ilk Yerel Tohum Buluşması’nın 31 Mart 2017 tarihinde İzmir'de yapıldığını hatırlatan AK Parti İzmir İl Başkanı Kerem Ali Sürekli; “Amerika’yı yeniden keşfediyor gibi davranmaları doğru değil. Tohum, insanlık tarihi kadar eski bir gerçeklik; tarımın özü ve insan emeğiyle şekillenen en büyük gücü. ‘Milli ve yerel’ tohum üretimini 18 yıldır destekliyoruz. 7 bölgemizde 61 araştırma enstitüsü 1963 yılından bu yana hizmet veriyor. Tohum Gen Bankamızda son 9 yılda koruma altına alınan tohum sayısı, 10 binden 120 bine ulaştı. Bu çalışmalar hiç olmamış, olmuyormuş yaklaşımı ancak bilgisizlik içerir. Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü (TAGEM); ilk ‘Yerel Tohum Buluşması’nı üst düzey katılımlarla ve önemli kararlarla İzmir’de gerçekleştirdi. Bugün ülkemiz tohum ticaretinde dünyanın ilk 10 ülkesi arasında ve 86 ülkeye tohum ihracatı yapıyoruz. Sertifikalı yerli tohum üretimimiz 2002 yılında 145 bin ton iken, bugün 1 milyon 143 bin ton. İhracat oranımız yüzde 82 oranında; pazar büyüklüğü 10 kat arttı. Büyük ve gerçek fotoğraf, işte bu rakamlardır.  Göz boyamaya yönelik çıkışlara gerek yok! Tarım, tohum, su bizim kalkınma hamlelerimizin başlıca alanları. Ve bu tam 18 yıldır böyle.” diye konuştu.

 

Su; İzmir’de bizimle hayat buldu…

İzmir’de Cumhuriyet tarihinin en büyük su yatırımlarını gerçekleştirdiklerini belirten Başkan Sürekli; “Su, İzmir’de bizimle dile geldi.” diyerek sözlerini şöyle sürdürdü; “İçme suyu sorununu kökten çözdüğümüz Gördes Barajı projesi son çarpıcı örnek. Bugün, İzmir’i sürekliliği olan ve temiz bir suya erişebiliyorsa bu Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın kati talimatları ve kararlı takibi ile sağlanmıştır. Aksi halde, bugün alt yapısı berbat, her yağmurda sel baskınları yaşayan İzmir; içme suyuna da hasret kalacaktı. Biz bu çabayı gösterirken; suya 22 ayda kademeler halinde yüzde 48 zam yapan Büyükşehir Belediyesi’nin, İstanbul ve Ankara’yı da geride bırakarak, İzmir’i ‘en pahalı su içen birinci büyükşehir’ yapmasını ise halkın takdirine bırakıyoruz. Öyle ki; çok büyük boyutlara ulaşan su kaçaklarını önleyecek bir tedbirleri de yok. 2020 yılında halkımızın tükettiği su 197 milyon 820 bin metreküp iken, kayıp kaçaktan koruyamadıkları su miktarı, 94 milyon 579 bin metreküp. Kayıp kaçağın maddi olarak karşılığı ise yaklaşık 660 milyon TL’dir. Demek ki; ağlayıp sızlanmak yerine bu kaçağın peşine düşmeleri gerekiyor.”

Bu bir övünç tablosudur…

Suyun insan hayatından, alt yapıya ve tarıma kadar geniş bir alanda ele alınması gereken bir mesele olduğuna dikkat çeken Sürekli, “Herkesin üzerine düşeni yapması gerekiyor. Bakınız, biz; ‘sen ben’ demeden, 98 dere ıslahı gerçekleştirerek, İzmir şehir merkezi ile 93 yerleşim yeri ve 113.000 dekar araziyi taşkın zararlarından koruduk. Yatırım politikalarımızı yıllardır küresel ısınma, iklim değişikliği gerçeğiyle inşa ediyoruz. En yüksek yatırım payına, 8,5 milyar ile sulama sahip. Bu alanda, İzmir’deki 191 projenin 183’ü Devlet Su işleri Genel Müdürlüğümüz tarafından gerçekleştiriliyor. Türkiye genelinde 600, İzmir’de 29 baraj ve genelde 423, şehrimizde 8 gölet inşa ederek bir rekora imza attık.” dedi.

AK Parti İzmir İl Başkanı Kerem Ali Sürekli; “Bugün Türkiye; tarım ve orman sektörü ile yakaladığı 48,5 milyar dolar ile Avrupa’da lider konumdadır ve dünyada ilk ona girmektedir.  Bu tablo, bir övünç tablosudur. Kim ne derse desin; Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi ile üretim kaynaklarının bir arada ve etkin yönetim imkânına kavuştuk. Çok daha hızlı ve verimli adımlar atıyoruz. Her fırsatta Cumhurbaşkanımıza ve Cumhurbaşkanlığı sistemine dil uzatanların bu gerçeği görmezden gelmelerini anlamak mümkün değil. Çünkü; bu sistemin getirdiği artıları, tüm nimetlerini hep birlikte yaşıyoruz.” diye konuştu.

YORUMLAR

  • 0 Yorum